We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

65 Yaş Üstü Büyüklerimizi Virüsten Korurken Yalnızlığa İtmeyelim / Soner Koşan

Biz yetişkinlerin en büyük sorunu; kendi yaş gurubumuz dışındaki kişilerle iletişim kurma ve sürdürme yöntemlerini pek fazla bilemeyişimiz.

Çoğu zaman çocuklarımızın çocuk gibi davranmamasını hemen büyümesini, büyüklerimizin,ebeveynlerimizin ise bizim anladığımız birçok şeyi hemen anlamasını ve bizim gibi düşünmelerini istiyoruz. Karşımızdaki bireylerin yaş, beklenti, psikoloji ve fiziksel durumlarına bakarak yaklaşımlar belirleyebilirsek hem onları kazanmış oluruz hem de karşılıklı sağlıklı iletişim kurabiliriz.

Son dönemlerde medyada yaşlılarımızı koruma güdüsü altında birçok tasvip etmediğimiz görüntüler ortaya çıktı. Bu görüntülerin temel olgusunu yaşlılarımızı korumak olarak tanımlayabiliriz lakin yaklaşımlarımız karşımızdaki kişiyi anlama, algılama ve empati yöntemlerinden yoksunsa bu davranışlarımız karşımızdaki kişilerde öfke, depresyon, inat ve yalnızlık oluşturabilir.
Demek ki her koruma isteği ve buna bağlı davranış modeli karşımızdaki kişileri korumayıp aksine demoralize edip tepkiye yol açabilmekte.
Bir örnekle açıklamak gerekirse: Sevgilin, eşin, annen veya baban seni seviyorum diyerek seni dinlemeden, anlamadan kendine göre seni korumaya çalışırsa ve tehlikelerden koruyacağım diye durumu sana izah etmeden yaşamına kısıtlamalar getirirse ne yaparsın? Büyük bir ihtimalle yapılan iyiliği bile ya görmezlikten gelir ya da reddedersin. Demek ki hangi yaşta olursak olalım birçok konu için izahat, tanımlama ve anlayışa ihtiyacımız var. Konu bir de çocuklar ve büyüklerimiz ise bunu daha da dikkatli yapmalıyız.

Öncelikle 65 yaş üstü kişilerle nasıl iletişime kurulur bunu öğrenmemiz gerekir.

65 yaş üstü büyüklerimiz ne hissederler, nasıl yaşarlar?

Yaşlılığın bir çok yaşı yaşayıp, fiziksel ve ruhsal olarak artık çalışmaktan çok dinlenmek istemek olduğunu unutmamalıyız.
Kendi yaşamındaki deneyimlerin zirvesini yaşayan, huzurlu, sakin yaşamak isteyen, daha çok sevilme arzusu duyan, yaşam mücadelesinden kaynaklı onure edilme ihtiyacı duyan, saygıya ihtiyaç duyan, iletişimi yaşam kaynağı olarak gören anlamına gelmektedir.

Aynı zamanda yaşlılık; fizyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönleri olan bir süreçtir.

65 yaş üstü büyüklerimizde yaşlanmaya bağlı olarak muhakeme yeteneği, genel olarak algılama, bellek ve yaratıcılık yetenekleri azalmaya başlar. Bu durum da gençlerle olan iletişim frekansının zayıflaması anlamına gelir.

Yaşlılarımız neden dışarda?

Yaşlılık döneminde moral çok önemli, belirleyici unsurdur. Moral bulabilmek için sosyal iletişim en büyük araç olduğundan kendi yaşıtlarıyla iletişime geçerek duygusal ve sosyal aktarım içine girerler bu durum bu yaştaki bireylere yaşama tutunmak için motivasyon kazandırır. Bir çok araştırma yaşlılıkta fiziksel, sosyal ve duygusal kapasitedeki azalmanın sağlığın bozulmasını ciddi oranda etkilediğini göstermektedir. Corona virüsü nedeniyle tüm 65 yaş üstü bireyler maalesef evde kalmak zorunda kaldılar. Yaşlılarımızı Corona virüsünden korumak için evde kalmalarını istemenin aynı zamanda onların yaşamsal motivasyonunu sağlayan en büyük atar damarı kesmek olduğunu bilmemiz gerekir. Yaşlılarımızın evde psikolojik olarak sağlıklı kalmasını ve Corona virüsü geçene kadar bu salgından etkilenmemesini istiyorsak bizlere düşüne görev, onlarla daha fazla sosyal iletişime geçerek dışarıda yakaladığı sosyal ilişkideki haz ve saygı duygusunu evin içinde verebilmektir. Bunun için yapmamız gereken şey; yakındaysak onlarla sosyal iletişimi artırmak, eğer uzaktaysak telefon veya internet üzerinden her gün belirli bir zaman diliminde görüntülü konuşabilmek ve yaşıtlarının telefonlarını alarak evin içinde istedikleri zaman online görüşmelerine fırsat verebilmek. Böylelikle ev içindeki ilişkileri daha da sağlıklı hale gelebilir. Unutmamak gerekir ki yaşlılarımız evde uzun süre kapanıp kaldıklarında, dış dünya ile birebir temasta bulunmadıklarında veya en yakınlarının vefatında; nörolojik ve psikyatrik işlevleri bozulabilir bu da uzun süreli sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Ev içinde sosyal iletişimi artırmazsak ne olur?

Yaşlılarımızın yaşamsal motivasyonları azalacağı için kendilerini yalnız, güçsüz, hatta gereksiz bile görebilirler bu durum fiziksel olarak daha sık hasta olmalarına veya psikolojik olarak depresyona girmelerine neden olabilir. Yaşlılarımızın sosyal, duygusal iletişimini minimalize etmek Corona virüsü kadar tehlikeli olabilir.

Yaşlılarımızda yalnızlık korkusu

Bir çok araştırmada yaşlıların 3/1’nde yalnızlık korkusu olduğu açıklanmıştır. Yaşlılık aynı zamanda gün geçtikçe birisine bağımlı yaşamayı da beraberinde getirdiği için gelecek ile ilgili kaygıyı da beraberinde getirmektedir. Bu kişilerin gençliğinde tek başına yaşayan, hatta bir çok insana destek veren kişiler olduğunu düşündüğümüzde fiziksel durumdan kaynaklı birilerine bağımlı kalmaları ve zamanın getirdiği sosyal, ekonomik, teknolojik yeniliklere yenik düşmeleri doğal olarak yaşlılarımızda yalnızlık korkusunu da beraberinde getirmektedir.

Yaşlılıkta gelişen korkular:

Yalnız kalma, hastalanma, birilerine muhtaç olma, saldırıya uğrama, sevdiklerinden ayrılma, değerli hissetmeme…
Bu yazdıklarım aslında tüm insanlar için geçerli olan kaygılar. Genç olduğumuz için bu kaygıları yenecek fiziksel ve ruhsal gücümüz var ama yaşlılarımızın bu kaygıları yenmeleri için bizim sabır, tolerans ve sevgimize ihtiyaçları olduğunu bilmemiz gerekir.

Yaşlılarımızda yaştan kaynaklı görülmesi muhtemel özellikler

Dikkatsizlik, düşünme hızında yavaşlama, düşünme yapısındaki kopukluklar, unutkanlık, işitme ve görmede bozukluklar, yavaş hareket edebilme ve reflekslerde azalmaya sebep olur.

Son söz:

Gülümse, sevdiklerinle vakit geçir, salgını anlat ama korku yaratma, umutla yarına sarılmalarına destek ol.

 

 

 

Kaynakça:

  • BARUT, Yaşar (2008). “Yaşlılık Dönemi Zihinsel ve Ruhsal Özellikler”, Ersanlı K., Kalkan M. (eds), Psikolojik, Sosyal ve Bedensel Açıdan Yaşlılık içinde, (s. 39-60) Ankara: Pegem Akademi.
  • MEB (2013). Hasta ve Yaşlı Hizmetleri: Yaşlı Psikolojisi, Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınevi.
  • KUTSAL, Yeşim G. (2002). “Yaşlılık Döneminde Sık Görülen Sağlık Sorunları”, Kutsal Y.G. (ed.) Yaşlılıkta Kaliteli Yaşam içinde (s. 15-24).
  • Benito-León J, Louis ED, Bermejo-Pareja F. Neurological Disorders in Central Spain Study Group. Population-Based Case-control Study Of Morale In Parkinson’s Disease.
  • Wurm S, Tesch-Römer C, Tomasik MJ. Longitudinal Findings On Aging-Related Cognitions, Control Beliefs, and Health In Later Life. J Gerontol B Psychol Sci Soc
  • Kalaycıoğlu S, Rittersberger –Tılıç H. Yaşlı ve genç kuşaklar arasında sosyal, kültürel, ekonomik bağların ailenin refah düzeyine etkisi. Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi. 2001;
  • Büker N, Altuğ F, Kavlak E, Kitis A. Huzurevi ve Ev Ortamında Yaşayan Yaşlılarda Moral ve Depresyon Düzeyinin Fonksiyonel Durum Üzerine Etkisinin İncelenmesi. Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi / Elderly Issues Research Journal. 2010
  • Von Heideken Wagert P, Ronnmark B, Rosendahl E and at all. Morale in The Oldest Old: The Umea 85+ Study. Age Ageing 
  • Soner Koşan,

    www.sonerkosan.com

    https://www.instagram.com/sonerkosanofficial/

 

Önceki Yazılar;
1) Corona Virusu Neleri Değiştirdi

2) Covid-19 Virüsünü Tanıyalım ve Kendimize Göre Çözümler Üretelim

Facebook yorumları